Tamam, sevmek zorunda değilsin biliyorum ama daha fazla yakma canımı. Kaldıramam hepsini. Beni sevmemen, istememen yeterince üzerken daha fazlasını yaşatma lütfen. Saygılı ol biraz, ben seni uzaktan da sevebilirim böyle; hiçbir şey beklemeden, asla olmayacağını bilerek, biz diye bir şeyin olmadığını anlayarak. Gerekirse başkasıyla olmana bile dayanırım. Unuttum derim her sorana. Artık ismini bile duymak istemiyorum derim, sanki doğruymuş gibi. Seni beynimden atmak için elimden geleni yaparım yani. Şifremi değiştiririm. Duvar kağıdımdaki, bilgisayarımda ki resimlerini silerim. Seni hatırlatan şarkıları dinlemem ama unutmamı bekleme. Kolay mı sanıyorsun? Ben istemedim mi sanki? Birden hayatına girip kendine bağladıktan sonra hızla çıkan birini unutmak öyle kolay değil. Canımı ne kadar yaktığını, farkında olmadan yaşattıklarını tahmin bile edemezsin. Ama seni çok seviyorum; canımı en çok yakan, beni sevmeyen, her gün onun için ağladığımı bilmeyen, arkasında yarım bıraktığı insanı görmeyen, hatta bunları bile okuyamayacak insan.
Yarım kaldı
Sende kalsın, kalsın yarım.
Tadın kaldı
Bende kalsın, bende tadın.
Bir kez daha dokunursan
Bir kez daha bana dokunursan
Karışırız.
Karışır dünle yarın
Bizi üzen neyse burda bitsin.
seni böyle
deli gibi
çıldırasıya
seviyorum.
öyle ki hiçbir edat öbeği
hiçbir iletim raporu
hiçbir rus salatası ve
hiçbir kısa lm
anlatamaz bunu.
ne sana
ne bana
ne de insanlara.
zaten insanları boşver.
ben seni ne kadar çok sevdiğimi
tutup da bir sigara pakedinin jelatinine anlatayım.
sensiz kalmayı oraya yazayım.
ya da senle olmayı.
senin olmayı.
sonra herkes sussun.
sırf sen konuş.
ama hiç üşüme tamam mı?
şunların tipini gördükçe insanın yapası geliyor aşlsaşsldşaldşa azını yirim

